Hava Taşımacılığı Çalışanlarının Hukuki Hakları

Havacılık sektörü, çalışma düzeni ve tâbi olduğu kurallar bakımından diğer iş kollarından önemli ölçüde ayrılır. Pilotlar ve kabin memurları, mesleklerini sabit bir işyerinde ve olağan mesai düzeni içerisinde yerine getirmedikleri gibi; uçuş programları, gece görevleri, zaman dilimi değişiklikleri, yurt dışı konaklamaları ve uçuş emniyetinden kaynaklanan sınırlamalar sebebiyle farklı bir çalışma rejimine tâbidir. Bu özellikler, iş ilişkisinin kurulmasından sona ermesine kadar hemen her aşamada sektöre mahsus hukukî meselelerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

Uçuş ve görev sürelerinin hesabı, zorunlu dinlenme dönemleri, fazla çalışma, aylık ücretin yanı sıra uçuş tazminatı, harcırah, prim ve diğer yan ödemeler uygulamada en sık uyuşmazlık doğuran alanlar arasındadır. Sağlık şartlarının veya uçuşa elverişliliğin kaybedilmesi, lisans ve yetkilerin askıya alınması yahut sona ermesi, disiplin işlemleri, görev değişiklikleri ve iş sözleşmesinin feshi de uçucu personel bakımından yalnızca klasik iş hukuku ölçütleriyle çözülemeyecek sonuçlar doğurabilir. Özellikle uçuş emniyetine ilişkin yükümlülüklerle çalışanın iş güvencesinden kaynaklanan haklarının karşı karşıya geldiği hâllerde, somut olayın niteliği belirleyici olmaktadır.

Türkiye’de pilot ve kabin memurlarının hukukî durumunu tek bir kanun veya yönetmelik üzerinden açıklamak mümkün değildir. İş ilişkisinin niteliğine göre Türk Borçlar Kanunu başta olmak üzere ilgili çalışma mevzuatı, sivil havacılığa ilişkin düzenlemeler, tarafların iş sözleşmeleri ve varsa toplu iş sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Bunlara, özellikle fesih, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacakları, iş kazaları ve çalışma süreleri konusunda zaman içerisinde oluşan yargı içtihatları da eklenmektedir. Dolayısıyla aynı hava yolu işletmesinde çalışan personel bakımından dahi sözleşmenin kapsamı, görev türü ve uygulanabilir toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir.

Havacılık sektöründe iş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin uyuşmazlıklar da kendine özgü bir değerlendirmeyi gerektirir. Uçuş emniyetini etkileyebilecek davranışlar, görev ve eğitim standartlarına uyulmaması, sağlık veya yeterlilik şartlarının kaybedilmesi, şirket prosedürlerine aykırılıklar yahut ekip içi çalışma düzenini etkileyen fiiller, somut olayın özelliklerine göre fesih sebebi olarak ileri sürülebilmektedir. Bununla birlikte havacılık faaliyetinin emniyet bakımından taşıdığı hassasiyet, işverenin her türlü fesih işlemini kendiliğinden haklı hâle getirmez. Feshin geçerli veya haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı; isnat edilen fiilin niteliği, çalışanın görevi ve sorumlulukları, ihlalin uçuş emniyetiyle bağlantısı, uygulanan yaptırımın ölçülülüğü ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin objektif olarak beklenip beklenemeyeceği birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Bu nedenle pilot ve kabin memurlarına ilişkin fesih uyuşmazlıklarında, genel iş hukuku ilkeleri ile havacılık faaliyetinin emniyet ve disiplin gereklerinin somut olay özelinde dengelenmesi önem taşımaktadır.

Uçucu personelin karşılaşabileceği meseleler yalnızca ücret ve çalışma süreleriyle de sınırlı değildir. İşe giriş ve periyodik sağlık muayeneleri, uçuşa elverişlilik şartları, hamilelik ve analık hâlinde görev düzenlemeleri, iş kazası ve meslek hastalığı, mobbing ve ayrımcılık iddiaları, kişisel verilerin işlenmesi, eğitim giderlerinin çalışandan talep edilmesi, rekabet yasağı, yabancı hava yolu şirketlerinde çalışma ve uluslararası uçuşlardan kaynaklanan yetki ve uygulanacak hukuk sorunları da ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken başlıklardır.

Bu sebeple pilotların ve kabin memurlarının hak ve yükümlülükleri belirlenirken yalnızca genel iş hukuku hükümlerinden hareket edilmesi yeterli olmayabilir. Uçucu personelin yaptığı görev, çalıştığı işletmenin niteliği, bireysel ve toplu iş sözleşmesi hükümleri ile olay tarihinde yürürlükte bulunan sivil havacılık düzenlemelerinin birlikte incelenmesi gerekir. Konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler için bkz. Pilot ve Kabin Memurlarının Hukuki Hakları

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşyerinde Sessiz Şiddet: Mobbing Nasıl İspat Edilebilir?

1937 Senesinden Absürt Bir Propaganda Haberi ve Düşündürdükleri