Kayıtlar

Kamu Kurumlarının İnternet Sitelerinde Kişisel Veri Paylaşımına Yeni KVKK İlkeleri

Resim
Kamu kurumlarının internet sitelerinde yayımlanan duyurular, sınav sonuçları, personel listeleri, ihale belgeleri ve benzeri içerikler uzun yıllardır kişisel verilerin korunması bakımından tartışma konusu olmuştur. Çoğu zaman kamu hizmetinin gereği olarak görülen bu paylaşımlar, kimi durumlarda kişisel verilerin gereğinden fazla açıklanmasına ve internet ortamında süresiz olarak erişilebilir kalmasına yol açmıştır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 1 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1301 sayılı İlke Kararı, tam da bu uygulamaya müdahale ederek kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumlularına önemli yükümlülükler getirmektedir. Karar, 28 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kararın temel yaklaşımı, internet ortamında kişisel veri içeren bir belgenin yayımlanmasının başlı başına bir kişisel veri işleme faaliyeti olduğu yönündedir. Bir belgenin internet sitesine yüklenmesiyle birlikte kişisel veriler belirsiz sayıdaki üçüncü kişinin erişimine açılmakta v...

Anayasa Mahkemesinden Savunma Hakkını Güçlendiren Bir Karar: Değişen Suç Vasfı Ve Sanığın Bilgilendirilmesi

Resim
Anayasa Mahkemesi, 26 Mart 2026 tarihli ve E.2025/18 sayılı kararıyla, 7532 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Kararın kamuoyuna ilişkin özeti, 16 Temmuz 2026 tarihli ve ND 20/26 sayılı Norm Denetimi Basın Duyurusu ile yayımlanmıştır. Karar, suçun hukuki niteliğinin yargılama sırasında değişmesi hâlinde sanığın ek savunma hakkının kapsamı ile müdafiye yapılan bildirimin anayasal bakımdan yeterliliğini tartışması bakımından, ceza muhakemesi hukuku açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır.  İptal edilen düzenleme, suçun hukuki niteliğinin değişmesi nedeniyle sanığa yapılması gereken bildirimin dosyada bulunan son adresine ulaştırılamaması veya bildirime rağmen sanığın duruşmaya katılmaması hâlinde, müdafiye yapılan bildirimin yeterli sayılmasını ve yargılamanın bu şekilde sonuçlandırılabilmesini öngörmekteydi. Böylece, değişen hukuki ni...

Hava Taşımacılığı Çalışanlarının Hukuki Hakları

Resim
Havacılık sektörü, çalışma koşulları ve hukuki rejimi bakımından diğer iş kollarından ayrılan kendine özgü bir yapıya sahiptir. Pilotlar ve kabin memurları, görevlerinin niteliği nedeniyle çalışma süreleri, dinlenme hakları, ücret, fazla çalışma, iş sözleşmesinin sona ermesi ve tazminat gibi birçok konuda farklı hukuki sorunlarla karşılaşabilmektedir. Türkiye'de uçucu personelin hukuki statüsü, genel iş hukuku kurallarının yanı sıra Türk Borçlar Kanunu, sivil havacılık mevzuatı, toplu iş sözleşmeleri ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde şekillenmektedir. Pilotlar ve kabin memurları bakımından iş sözleşmelerinin kurulması, çalışma ve dinlenme süreleri, ücret ve yan haklar, disiplin süreçleri, iş güvencesi, kıdem ve ihbar tazminatı ile iş kazaları gibi pek çok konu, havacılık sektörünün kendine özgü yapısı nedeniyle özel değerlendirmeler gerektirmektedir. Bu nedenle uçucu personelin hak ve yükümlülüklerinin yalnızca genel iş hukuku kuralları çerçevesinde değil, sektöre özgü düzenleme...

Kaybettiğimiz Büyük Bir Âlim: Zeki Velidî Togan

Resim
Bugün, yalnızca büyük bir tarihçinin değil; aynı zamanda hayatını ilme, fikrî bağımsızlığa ve Türk dünyasının müşterek tarih şuuruna ve birliğine adamış müstesna bir mütefekkirin vefat yıldönümü. Ord. Prof. Dr. Zeki Velidî Togan, Başkurt millî mücadelesinin önderlerinden biri olarak siyasetin en çalkantılı dönemlerini yaşamış; buna rağmen kalıcı mirasını siyasette değil, ilmî eserlerinde bırakmıştır. Türk tarihçiliğini yalnızca kronolojik bir anlatı olmaktan çıkarıp kaynak tenkidi, filoloji ve mukayeseli yöntem üzerine inşa eden isimlerden biri olan Togan, yetiştirdiği öğrenciler ve ortaya koyduğu eserlerle Türkiye'de modern Türk tarihçiliğinin en güçlü temsilcileri arasında yer almıştır.  Bugün yeniden okuduğum, Prof. Dr. Tuncer Baykara hocamın kaleminden çıkan ve Togan'ın vefatının hemen ardından yayımlanan vefeyât yazısı da bu büyük ilim adamının portresini son derece isabetli biçimde çizmektedir (Tuncer Baykara, "Kaybettiğimiz Büyük Âlim Prof. Togan", Milliyet Gaz...

Hukukî Kesinliğin Görünmeyen Bedeline Dair

Resim
Hukuki kesinlik, modern hukuk devletinin en temel ilkelerinden biridir. Bireylerin hukuki sonuçları önceden öngörebilmesi, idarenin keyfî davranmasının önlenmesi ve yargı kararlarında istikrarın sağlanması büyük ölçüde bu ilkeye bağlıdır. Bununla birlikte, hukuki kesinliğin mutlak bir değer olarak ele alınması, hukukun asıl amacı olan adaletin gerçekleşmesi bakımından bazı güçlükleri de beraberinde getirebilir. Hukuk tarihi ve hukuk felsefesi, kesinlik ile hakkaniyet arasındaki gerilimin yüzyıllardır farklı düşünürler ve hukuk sistemleri tarafından tartışıldığını göstermektedir. Kesin kurallar hukuki güvenliği güçlendirebilir; ancak her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğu da göz ardı edilemez. Hukuk, yalnızca mevcut kuralları mekanik biçimde uygulayan bir sistem değil, aynı zamanda değişen toplumsal şartlara uyum sağlayan yaşayan bir kurumdur. Bu nedenle, hukuki istikrar ile adalet arasında kurulacak denge, yalnızca kanun koyucunun değil, yargının ve hukuk uygulayıcılarının d...

Mahremiyetiniz Sandığınızdan Daha Değerli

Resim
Birçok insanın sıkça tekrarladığı bir cümle vardır: "Saklayacak bir şeyim yok." İlk bakışta makul görünen bu yaklaşım, aslında mahremiyetin ne olduğu konusunda önemli bir yanılgıya dayanır. Çünkü mahremiyet, suç işleyenlerin saklanma hakkı değil; sıradan insanların özgürce yaşayabilme imkânıdır. Bugün attığımız her adım dijital bir iz bırakıyor. Hangi haberleri okuduğumuz, hangi ürünleri satın aldığımız, kimlerle görüştüğümüz, hangi saatlerde uyuduğumuz, nerelere seyahat ettiğimiz ve hatta ekranda bir içeriğe kaç saniye baktığımız bile kaydedilebiliyor. Bu verilerin tek tek bakıldığında önemsiz olduğu düşünülebilir. Ancak milyonlarca küçük parçanın bir araya gelmesiyle, kişiliğimizin ayrıntılı bir haritası ortaya çıkıyor. İnsanlar çoğu zaman verinin değerini, onu kendileri üretirken değil, başkaları ondan gelir elde ederken fark ediyor. Günümüzde dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin en önemli sermayesi fabrikalar ya da doğal kaynaklar değil; kullanıcı davranışlarına iliş...

Kaybettiğimiz Bir Mekân: İnkılâp Kitabevi'ne Veda

Resim
Mekânlarımızı kaybediyoruz. İnkılâp Kitabevi'nin Cağaloğlu'ndaki tarihî kitapçısı artık yok. Elbette İnkılâp Yayınları faaliyetlerini sürdürüyor; kitapları yayımlanmaya ve internet üzerinden satılmaya devam ediyor. Peki, yayınevinin adıyla özdeşleşmiş, bulunduğu hana da adını veren bu tarihî kitabevi neden kapatıldı? Kitabevinin bulunduğu yapı, adını doğrudan ondan alan İnkılâp Han'dır. Bu durum, Ankara Caddesi'nin biraz aşağısındaki tarihî Kanaat Han ile Kanaat Kitabevi arasındaki ilişkiyi hatırlatır. Ne var ki günümüzün iktisadî gerçekleri karşısında, görünen o ki bir dükkânın kira getirisi artık kitap satışından elde edilen kazancın önüne geçmiş durumda. Kitabevinin kapanacağı gündeme geldiğinde, yayınevi tarafından kapanma iddiaları reddedilmiş; yalnızca bir tadilat yapılacağı açıklanmıştı. Zaman geçti, konu gündemden düştü. Bugün ise aynı yerde bambaşka bir mağaza faaliyet gösteriyor; dileyen gidip bunu bizzat görebilir. Bir müessesenin tercihleri elbette kendisine...