Kayıtlar

Kasım, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tolkien'in 100. Yaşı Anısına Bir Pasaj

Resim
J. R. R. Tolkien'in 100. yaşı anısına, C. S. Lewis ile dostluğuna dair anlamlı bir pasaj. Hayalleri olan derinlikli insanlar arasındaki dostluğun, birbirlerine ne denli katkı sağladığına ilişkin de oldukça iyi bir emsal. Bkz. Barış Müstecaplıoğlu, Hayallere Ulaşma Rehberi, İstanbul: CEO Plus - Doğan Yayınları, 2023, s. 111.

İnsanın Mağlup Edilemezliğine Dair: Tarık Buğra'nın Hikayeciliği Üzerine Eski Bir Edebî Tahlil

Resim
"Birinci Cihan Harbinden sonra, Avrupa roman ve hikâyecileri, mikroskop altında seyreder gibi, insan oğlunun anları üzerinde durdular. Anlarda yeni bir insan, yeni bir hayat tarzı keşfettiler. Bir İngiliz romancısı alelâde bir insanın yirmi dört saatlik hayatını bin sayfada anlattı. Eserlerinden çoğu dilimize de çevrilmiş olan Fransız romancısı Duhamel, Saleven isimli başlıca kahramanının herkesinkine benzeyen hayatını, bütün teferruatı ile hikaye etti. "Sait Faik, hikâyelerini bu cereyandan ilham alarak vücude getirmiştir. Tarık Buğra da aynı cereyanı takip ediyor. Fakat yukarıda da dediğim gibi hayat görüşü, mevzuları ve üslûbu ile kendine has bir hikâye yaratmağa muvaffak oluyor. "Bu hususiyetler nelerdir? 'Oğlumuz'u bitirip, üzerine düşününce ilk göze çarpan şey, Tarık Buğra'nın hemen hemen bütün hikâyelerini insanın hayatına hâkim olan yıkıcı ve diriltici kuvveti, yâni hayatı, iradeyi, ümidi ve kahramanlığı galip çıkarmasıdır. Bu tarafı ile Tarık Buğra, ...

Hisar'ın Unutulmuş Bir Yazısından

Resim
"Yüksek bir yerden bakanlardan bazılarının başları döner. Ademin önünde ve kenarında geçen bu hayat içinde insanların başlarının bazen dönmesine değil, eğer bu vakî olabilseydi hiç dönmemesine şaşılırdı." Abdülhak Şinasi Hisar, "Gene Faniliğimiz ve Edebiyat", Ağaç: Sanat - Fikir -Aksiyon , Sayı: 6, 18 Nisan 1936, s. 3-5. İnsan, başarı, makam veya güç kazandıkça yalnızca ufku genişlemez; aynı zamanda kendi sınırlarını unutma ve bulunduğu konumun etkisine kapılma tehlikesiyle de karşı karşıya kalır. Abdülhak Şinasi Hisar, bu durumu bireysel bir zaaf olarak değil, insanın faniliğinden ve varoluşunun kırılganlığından kaynaklanan evrensel bir gerçeklik olarak ele alır. Bu yaklaşım, yükselmenin beraberinde getirdiği psikolojik sarsıntıları yargılamak yerine anlamaya çalışır. Hisar'ın bakışında esas mesele, insanın zaman zaman dengesini kaybetmesi değil; böylesine geçici, belirsiz ve sonlu bir hayat içinde bunu hiç yaşamayacağını varsaymanın gerçekçi olmamasıdır. Böyle...

İlelebet Payidar

Resim
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Aziz hatırasını, rahmetle, saygıyla, minnetle ve özlemle anıyorum.

Avrupa'da Hunlar

Resim
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü'nde Ögretim Üyesi Dr. Erman Şan tarafından verilen "Doğu Avrupa Türk Tarihi" dersinde 31/10/2024 tarihinde "Avrupa'da Hunlar" başlıklı sunumumun fotoğrafları. Tarihte Doğu-Batı çatışması olgusuyla, buna mukabil göçebe-yerleşik medeniyetlerin çatışması olguları ve göçebe imparatorlukların doğuş nedenlerine dair genel bir girişten sonra, ana hatlarıyla Avrupa Hunlarının tarihi, Batı ve Doğu Roma İmparatorlukları ve Cermen boylarıyla münasebetleri, arkeolojik bulgular içerisinde kafatası deformayonu, Hun kazanları, Hun sanatı konuları ile tarihyazımında, literatürde, destanlarda ve sanatta Hunlar ve Attilâ imgesi konularını değerlendirdim.  Aralıksız iki saat süren sunumda, geleceğin tarihçileri olacak öğrencilerden gelen sorular da son derece nitelikliydi.  Beni davet ederek bu sunumun gerçekleşmesine vesile olan Öğr. Üyesi Dr. Erman Şan'a, bu özel günümde yanımda olan ve bu etkinliği fotoğraflayan karde...

Nam Şah Kadın Türbesi'nin Yıkılması Üzerine: Mısır'ın Devlet Vandalizmi ve Türk Kültür Varlıklarının Korunamamasına Dair Bir Tartışma

Resim
Mısır'da bir Türk kültür varlığı olan Nam Şah Kadın Türbesi'nin otopark yapılacağı gerekçesiyle yıkımı, bir devletin kültür varlığı olan tarihî bir yapıyı yok etme hakkına sahip olup olmadığını tartışmayı zorunlu kılıyor. Keza ülkemiz dışındaki somut ve somut olmayan Türk kültür varlıklarını ne şekilde koruyabiliriz? Bu sorulara cevap aradığım makalem Oğuzname'nin Kasım sayısında neşredilmiştir. Okumak için bkz. https://www.oguznamedergi.com/yazi-detay-kulturel-mirasimizin-korunamamasi-misir%E2%80%99in-devlet-vandalizmi-uzerine-bir-tartisma-63.html