İŞYERİNDE SESSİZ ŞİDDET: MOBBİNG NASIL İSPAT EDİLEBİLİR?

Mobbing çoğu zaman bağırarak, açık hakaretle ya da fiziksel temasla ortaya çıkmaz; aksine sessiz, sistemli ve yıpratıcıdır. Bu yüzden mağdurlar çoğu zaman yaşadıklarının “adı konulabilir” bir hukuki ihlal olduğunun farkına geç varır. Oysa işyerinde belirli bir çalışanın sürekli hedef alınması, görmezden gelinmesi, itibarsızlaştırılması ya da mesleki yetkinliğinin kasıtlı biçimde aşındırılması, görünmez bir şiddet biçimi olarak mobbingin temelini oluşturur. Mobbing, bir olay değil; zaman içinde örülen bir baskı örüntüsüdür.

Bu baskının ayırt edici özelliği süreklilik ve sistematikliktir. Tek seferlik sert bir uyarı, geçici bir gerginlik ya da işin gereği yapılan bir görev değişikliği mobbing sayılmaz. Ancak aynı kişinin aylar boyunca küçük düşürülmesi, yetkisizleştirilmesi, anlamsız işlere yönlendirilmesi ya da sosyal olarak izole edilmesi artık tesadüfle açıklanamaz. Burada önemli olan, davranışların ortak bir amaca hizmet edip etmediğidir: çalışanın yıldırılması, pasifize edilmesi veya işten uzaklaştırılması.

Bu baskının ayırt edici özelliği süreklilik ve sistematikliktir. Tek seferlik sert bir uyarı, geçici bir gerginlik ya da işin gereği yapılan bir görev değişikliği mobbing sayılmaz. Ancak aynı kişinin aylar boyunca küçük düşürülmesi, yetkisizleştirilmesi, anlamsız işlere yönlendirilmesi ya da sosyal olarak izole edilmesi artık tesadüfle açıklanamaz. Burada önemli olan, davranışların ortak bir amaca hizmet edip etmediğidir: çalışanın yıldırılması, pasifize edilmesi veya işten uzaklaştırılması.

Mobbingin tespiti çoğu zaman “tek bir delil” üzerinden değil, delillerin birlikte okunmasıyla mümkün olur. Yazışmalar, tanık beyanları, görev değişiklikleri, haksız tutanaklar ve hatta sağlık kayıtları, bir araya geldiğinde görünmeyeni görünür kılar. Özellikle olayların kronolojik bir düzende ortaya konması, baskının rastlantısal değil planlı olduğunu gösterir. Hukuki değerlendirme de tam olarak bu noktada devreye girer: davranışların işin gerekleriyle açıklanıp açıklanamayacağı sorgulanır.

Mobbing, yalnızca bireysel bir hassasiyet meselesi değil; kişilik haklarını ve çalışma barışını hedef alan ciddi bir ihlaldir. “Herkesin başına gelir” denilerek normalleştirilen bu süreçler, aslında hukuken de sosyal olarak da kabul edilemez. Sessiz ilerlediği için geç fark edilen mobbing, doğru tespit edildiğinde ve doğru şekilde belgelendiğinde, mobbing mağduru için hak aramayı mümkün kılar. Ancak hukuki süreçte netice alabilmek için de doğru tespit ve delillendirme şarttır.

Bu blogdaki popüler yayınlar

1937 Senesinden Absürt Bir Propaganda Haberi ve Düşündürdükleri

Rahmetli Annem Yıldız Özdemir İçin Kara Derviş Ağa Çarşı Camii'ndeki Dua