Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YAHYA KEMAL'İN SAĞLIK DURUMUNA DAİR BİR HABER

Resim
Büyük şairimiz Yahya Kemal Beyatlı'nın iyileştiğine dair haber, ellilerde bir gazetenin ilk sayfasında yer alabiliyordu. Lise yıllarımdan beri düzenli gazete okurum, bir şairimizin sağlık durumuna dair birinci sayfadan haber verildiğini hatırlamıyorum. Akşam Gazetesi, Sene: 32, No: 11272, 28 Şubat 1950, s. 1.

RAHMETLİ ANNEMİN SENE-İ DEVRİYESİ İÇİN MEVLÎD-İ ŞERÎF

Resim
"Her nefis ölümü tadacaktır. Yaptıklarınızın karşılığı ancak kıyâmet günü tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulursa, gerçekten o kurtuluşa ermiştir. İyi bilin ki, bu dünya hayatı, aldatıcı bir faydadan başka bir şey değildir." (Âl-i İmrân Suresi, 185. Ayet) Mekânın cennet olsun canım annem. Kara Derviş Ağa Çarşı Camii Cevizlik Mahallesi, İstanbul Caddesi, Hamam Sokağı No:5, 34142 Bakırköy/İstanbul

ÇALIŞANLAR İSTİFA İLE HAKLARINI KAYBEDER Mİ?

Resim
İş Hukukunda yanlış bilinen bir konu, bir çalışanın kendi isteği ile işten ayrılırsa haklarını kaybedeceğidir.   Çalışanın iş sözleşmesini kendi iradesiyle feshi her zaman hak kaybına sebebiyet vermez. Haklı nedenle fesih hâlinde (ücretin geç ödenmesi, mobbing, sigortasız çalışma, görev tanımı dışı iş dayatılması, iş sağlığı ve güvenliği ihlalleri gibi) işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Ayrıca bazı hâllerde fazla mesai, yıllık izin, ücret alacakları da talep edilebilir. Her istifa, haklardan vazgeçme değildir. Önemli olan fesih iradesi değil, feshe sebep olan hukuka aykırılıktır.  Ancak vurgulanması gereken temel husus şudur: Çalışan tarafından gerçekleştirilen fesihlerde de fesih sebebinin belirtilmesi hayati niteliktedir. Özellikle fesih, haklı nedene dayandırılıyorsa; bu nedenin açık, somut ve tereddüde yer vermeyecek şekilde, mümkünse ispat yükü gözetilerek noter aracılığıyla yazılı biçimde ortaya konulması gerekir. Aksi takdirde, yapılan fesih hukuken basit istifa olara...

SİMURG: KİTAP KOKUSU

Resim
"Kuşun eşi kuştan başka bir şey değildir,  Ben eşi olmayan bir Simurg gibiyim." Gülşehrî'nin Feleknâme'sinden alıntılanan bu epigrafla başlardı "Simurg: Kitap Kokusu" mecmûası. Aynı zamanda Simurg Kitabevi'nin kurucuları Türkolog İbrahim Yılmaz ve kardeşi Coşkun Yılmaz, birlikte neşretmişlerdi bu mecmûayı. Üniversite öğrencisiydim o zamanlar. Müteferrika'dan sonra yeni bir kitabiyat mecmûası neşredildiğini görmek beni heyecanlandırmıştı. 1100 adet basılmış ve numaralandırılmıştı dergiler. Bendeki ilk sayı 0068 numaralı, yani derginin 68. okuru olmuşum. Simurg: Kitap Kokusu'na, sadece bir dergi değil, bir anlamda "kitap” merkezli bir kültür tarihi projesi demek daha doğru olur. Dergi bölümleri olan "Biyografi", "Kitaplar Âlemi", "Dergi Dünyası", "Belge", "Efemera", "Akademi", "Deneme", "Anı", klasik edebiyat dergisi şemasının ötesine geçerek, kitabı yalnızca okuna...

KAYBETTİKLERİMİZİN HÂTIRALARI

Resim
"İnsanlar ölünce, tamamen yok olmuyorlar bence, onları, onların seslerini, yüzlerini hatırlayanlar olduğu müddetce yaşıyorlar. Düşüncelerde, hayallerde yaşıyorlar." Anar Rızayev

TEBLİĞ SUNUMUM: "AVRUPA HUNLARINDA VE AVARLARDA DİPLOMASİ: MUKAYESELİ BİR TAHLİL"

Resim
Bugün, Özbekistan'da Buhara Devlet Teknik Üniversitesi'nin Çevirimiçi Kış Okulu Seminer Eğitimi Çalıştayı'nda "Avrupa Hunlarında ve Avarlarda Diplomasi: Mukayeseli Bir Tahlil" başlıklı tebliğimi sundum. Bu akademik etkinliğin benim için önemi, araştırmalarımın neticelerini Türk Dünyası'nın farklı ülkelerinden akademisyenlerin katıldığı bir etkinlik olmasıydı. Çalıştayda, Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde doktora çalışmasını sürdüren, yirmi yıldır kazı çalışması yaparak alanına emek veren ve bunun son on yılını düzenli olarak Moğolistan'daki kazı çalışmalarıyla sürdüren, kıymetli dostum arkeolog Adil Yılmaz ile birlikte temsil etmek, beni ayrıca mutlu etti. Kendisinin sunumu Özbekçe slayt gösterimiyle desteklendiği için katılımcılarla iletişim yönünden de ayrıca başarılıydı. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Siddikova Sadokat Gafforovna'nın açılış konuşması akabinde Doç. Dr. Nasiba Komilovna Ibodova'nın moderatörlü...

DENKTAŞ'IN VEDA MANİFESTOSU

Resim
Rauf R. Denktaş'ın veda manifestosundan: "Bayrak yırtılırsa sesini hemen yükselt." "Kıbrıs'ın Girit olmasına sakın izin verme." "Batı'dan gelen Sevr dayatmasını kabul etme." "AB'nin TSK'ya dönük niyetlerine geçit verme." "Güvencesi ordu olan Atatürkçülük'ten şaşma." "Atatürkçü rektörlere ve öğrencilere güven." "Türkiye'nin borçlarının istismarına izin verme." "Kıbrıs'ı kimseye verme, Akdeniz'e çıkamazsın." "KKTC'yi tanımaya devam et. Bu, şeref senedindir." "Bir devlet bırakıyorum, kıymetini bilin." Bkz. Denktaş'ın Veda Manifestosu", Milliyet, 15 Nisan 2005. Bu vesileyle, kıymetli hâtırasını saygıyla, hürmetle ve rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.

ANACHRONISM SERGİSİ ÜZERİNE

Resim
Anachronism sergisi üzerine bazı gözlem ve notlarım: Aslıhan Kaman’ın Anachronism sergisindeki resimleri, yüzü olmayan figürler aracılığıyla bireysel kimliği geri plana itip aile, çocukluk ve toplumsal hafıza gibi ortak tecrübeleri öne çıkaran anlatı merkezli bir figüratif dil kurmaktadır. Eserlerin bölümlenmiş ve sinematografik kompozisyonları hayatın ardışık kesitlerini aynı yüzeyde birleştirirken, bastırılmış toprak tonları ve sıcak renk paleti nostaljik ama mesafeli bir duygu uyandırmaktadır. Eserler bu yönüyle, onu izleyen bireyi durup düşünmeye davet eden, çağdaş figüratif resim içinde tutarlı ve olgun bir konumlanışı haizdir. Emre Altuntop’un sergideki resimleri ise altın zemin üzerinden zaman, hafıza ve kutsallık duygusunu çağıran; figürü ise net bir anlatıdan ziyade varoluşsal bir hâl olarak ele alan tutarlı bir plastik dile işaret eder. Parçalanmış ya da silikleşmiş figürler, gündelik nesnelerle birlikte kişisel ve kolektif belleği aynı yüzeyde buluştururken, ekspresif fırça...

MİLLÎ İDEAL OLARAK APARTMAN

Resim
"Millî idealimiz apartman yaptırmak mıdır...?" "Kimse farkında değil ki apartman millî servetin mezarıdır, çünkü iç piyasalarımızda tedavül ettikçe üreyecek olan sermayeleri, damarda donmuş kan gibi hareketsiz ve kısır bırakır. Apartman böyle bir salgın halinde millî refaha değil, memleketin sefaletine yol açar. Apartman millî değil, mîllet zararına ferdî idealdir. Bundan 'apartman yapılmasın!' mânasını çıkaracak sersemlerle konuşacak değilim. Apartmanı bir refah vasıtası olmaktan bir millet gayesi olmaya kadar yükselten gayri millî, gayri beşerî, gayri medenî, hayvanca kazanç iştahına vuruyorum." Peyami Safa, Millet ve İnsan, İstanbul: İstanbul Halk Basımevi (Akbaba Yayını No: 4), 1943 s. 65.