Kayıtlar

Türk Edebiyatı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yahya Kemal'in Sağlık Durumuna Dair Bir Haber

Resim
Büyük şairimiz Yahya Kemal Beyatlı'nın iyileştiğine dair haber, ellilerde bir gazetenin ilk sayfasında yer alabiliyordu. Lise yıllarımdan beri düzenli gazete okurum, bir şairimizin sağlık durumuna dair birinci sayfadan haber verildiğini hatırlamıyorum. Akşam Gazetesi, Sene: 32, No: 11272, 28 Şubat 1950, s. 1.

Millî İdeal Olarak Apartman

Resim
"Millî idealimiz apartman yaptırmak mıdır...?" "Kimse farkında değil ki apartman millî servetin mezarıdır, çünkü iç piyasalarımızda tedavül ettikçe üreyecek olan sermayeleri, damarda donmuş kan gibi hareketsiz ve kısır bırakır. Apartman böyle bir salgın halinde millî refaha değil, memleketin sefaletine yol açar. Apartman millî değil, mîllet zararına ferdî idealdir. Bundan 'apartman yapılmasın!' mânasını çıkaracak sersemlerle konuşacak değilim. Apartmanı bir refah vasıtası olmaktan bir millet gayesi olmaya kadar yükselten gayri millî, gayri beşerî, gayri medenî, hayvanca kazanç iştahına vuruyorum." Peyami Safa, Millet ve İnsan, İstanbul: İstanbul Halk Basımevi (Akbaba Yayını No: 4), 1943 s. 65.

H. Nihâl Atsız'dan Hatıraların Affediciliğine ve Maziyi Hatırlama Tarzımıza Dair Bir Pasaj

Resim
"Bir hayat kasırgası içinde ömür geçirenler, bir gölgelikte dinlenmek için vakit bulamayanlar, tehlikelerle arkadaş olanlar böyle geçici bir huzura kavuşunca kendi gönülleriyle hesaplaşırlar, geçmişi hatırlarlar. O zaman her şeyin ölçüsü büyür ve hatıralar güzelleşir. Mazide kalan insanlar kusurlarından ve suçlarından sıyrılmıştır. O, bir arkadaşsa daha vefalı, bir sevgiliyse daha çekici; bir anaysa daha şefkatli olur. Hattâ böyle dakikalarda insan düşmanını bile bağışlamaya hazırdır." H. Nihâl ATSIZ, Deli Kurt, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 2023, s. 44-45.

İnsanın Mağlup Edilemezliğine Dair: Tarık Buğra'nın Hikayeciliği Üzerine Eski Bir Edebî Tahlil

Resim
"Birinci Cihan Harbinden sonra, Avrupa roman ve hikâyecileri, mikroskop altında seyreder gibi, insan oğlunun anları üzerinde durdular. Anlarda yeni bir insan, yeni bir hayat tarzı keşfettiler. Bir İngiliz romancısı alelâde bir insanın yirmi dört saatlik hayatını bin sayfada anlattı. Eserlerinden çoğu dilimize de çevrilmiş olan Fransız romancısı Duhamel, Saleven isimli başlıca kahramanının herkesinkine benzeyen hayatını, bütün teferruatı ile hikaye etti. "Sait Faik, hikâyelerini bu cereyandan ilham alarak vücude getirmiştir. Tarık Buğra da aynı cereyanı takip ediyor. Fakat yukarıda da dediğim gibi hayat görüşü, mevzuları ve üslûbu ile kendine has bir hikâye yaratmağa muvaffak oluyor. "Bu hususiyetler nelerdir? 'Oğlumuz'u bitirip, üzerine düşününce ilk göze çarpan şey, Tarık Buğra'nın hemen hemen bütün hikâyelerini insanın hayatına hâkim olan yıkıcı ve diriltici kuvveti, yâni hayatı, iradeyi, ümidi ve kahramanlığı galip çıkarmasıdır. Bu tarafı ile Tarık Buğra, ...

Hisar'ın Unutulmuş Bir Yazısından

Resim
"Yüksek bir yerden bakanlardan bazılarının başları döner. Ademin önünde ve kenarında geçen bu hayat içinde insanların başlarının bazen dönmesine değil, eğer bu vakî olabilseydi hiç dönmemesine şaşılırdı." Abdülhak Şinasi Hisar, "Gene Faniliğimiz ve Edebiyat", Ağaç: Sanat - Fikir -Aksiyon , Sayı: 6, 18 Nisan 1936, s. 3-5. İnsan, başarı, makam veya güç kazandıkça yalnızca ufku genişlemez; aynı zamanda kendi sınırlarını unutma ve bulunduğu konumun etkisine kapılma tehlikesiyle de karşı karşıya kalır. Abdülhak Şinasi Hisar, bu durumu bireysel bir zaaf olarak değil, insanın faniliğinden ve varoluşunun kırılganlığından kaynaklanan evrensel bir gerçeklik olarak ele alır. Bu yaklaşım, yükselmenin beraberinde getirdiği psikolojik sarsıntıları yargılamak yerine anlamaya çalışır. Hisar'ın bakışında esas mesele, insanın zaman zaman dengesini kaybetmesi değil; böylesine geçici, belirsiz ve sonlu bir hayat içinde bunu hiç yaşamayacağını varsaymanın gerçekçi olmamasıdır. Böyle...